14 Ağustos 2013 Çarşamba

ABDESTTEKİ MUCİZE





Günde en az beş defa abdest alınmasının ve gün aşırı yıkanılmasının tavsiye edilmesi, bugünün modern tıbbında başlı başına bir mucize olarak kabul ediliyor.

Suyun; yıkanma sırasında sağlığa kazandırdığı bir fayda da, sinir sistemi ile ilgilidir. Çünkü farklı ısıdaki suların sağlamış olduğu psikoterapi, bugün herkesçe bilinmektedir. Bugün tıpta, kesin olarak ispat edilmemiş olmasına rağmen, vücudun bir biomanyetik alanı olduğuna inanılmaktadır. 

Yıkanma sırasında vücud yüzeyinde biriken elektronik dengesizlikler ortadan kalkmakta ve nebati sinir sistemi rahatlamaktadır. Bu tedavide abdest almak şeklindeki devamlı uygulamala­rın, yıkanmaktan çok daha faydalı olduğu bilin­mektedir.

Abdest almanın en hayret verici faydalarından biri de, korunma sistemi üzerinde görülür. Bilindiği gibi be­yaz kan dolaşımı (Lenfatik Dolaşım) adı ile bilinen bir kan dolaşımı, çok ince damarlar aracılığı ile vücudun her noktasına yayılmakta ve kanser de dahil olmak üzere bütün hastalıklar için korunma sistemini meydana getirmektedir. İşte abdest al­makla bu sistem de uyarılmakta ve çalışması ko­laylaştırılmaktadır.

Abdest almanın şekli, özellikle lenf dolaşımı için sanki özel bir tariftir. Boynun ıslak elle silinmesinden tutunuz, ağız ve burnun defalarca yıkanmasına ve dolaşımın en uzak noktaları olan el ve ayak bölgelerinin uyarılmasına kadar yapılan her hareket, lenf dolaşımına paha biçilmez bir fayda sağlar.

Evet, saymış olduğumuz bu hikmetleri ihtiva eden sağ­lık reçetesi, bir ibadet ciddiyeti içinde ortaya konmuş ve on dört asır öncesinde elini bile yıkamaktan aciz olan insanoğ­luna hediye edilmiştir. Onun için Efendimiz (asv) "Ben iyi ah­lâkı tamamlamak üzere gönderildim." buyurmuşlardır.

Evet, sadece abdest almak mucizesi bile, Efendimizin (s.a.v.) peygamberliği için yeterli bir mucizedir ve vücuda olan faydalarının yanında, elbette manaya yansıyan nice sırları vardır.

Bütün bu hakikatleri gördükten sonra iman et­meyenlerin, defalarca abdest alarak beyinlerinde­ki anlayış durgunluklarını gidermeleri gerekmiyor mu? Evet, abdest almak, tahmin edildiğinden çok daha fazla hikmetlerle doludur ve yıkanmanın da ötesinde bir sağlık esrarı taşımaktadır.

Abdest almanın taşıdığı bu esrar nedir? Bırakalım tıp konuşsun.

Su, özellikle büyük yüzeylerde deriye temas edince, dolaşım sistemini büyük ölçüde uyarmakta ve vücudun yü­zeyindeki damarlarda (sıcaklık farkına göre) daralma ve genişlemeler meydana gelmektedir. Bu uyarıların sık sık tekrar edilmesi, dolaşımın aksadığı noktalarda biriken tok­sinlerin dağılmasını sağlar.

Kan hacmindeki bu hızlı değişmeler, aynı zamanda da­marlar için mükemmel bir jimnastik niteliğindedir ve kan ba­sıncı bozukluklarının bir ölçüde giderilmesi için, damarların bu egzersize (özellikle genç yaşlarda) katılmasının önemi bü­yüktür.

Yukarıdaki satırlar, abdestin ihtiva ettiği esrar hazine­sinden sadece bir damladır...

Peki, sadece bu kadar mı? Elbette değil. Devam ediyo­ruz.

Abdest alırken meydana gelen kan basıncı de­ğişmelerinin, beyindeki kan dolaşımına hareket kazandırdığı bilinmektedir. Özellikle burunun yı­kanması ise, orta beyni tenbih etmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) abdest almanın bu yönünü, sahabeleri ile yaptığı bir sohbette şu şekilde açıklamıştır: 

(İmanla Gelen İlim, Onk. Dr. Haluk Nurbaki, Damla Yayınevi, 1999)

http://gobeklitepehaber.com/haber_detay.asp?haberID=4681