17 Ağustos 2013 Cumartesi




Coca Cola Yasağı Avrupa’da yayılıyor

Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve Fransa, Coca Cola, Coca Cola Light, Fanta ve Sprite satışını yasaklarken dün de İspanya, Belçika’dan ithal edildiği belirlenen 61 bin şişe Coca Cola’nın satışını durdurdu.

Belçika’da 42 çocuğun zehirlenmesi ile başlayan Coca Cola paniği Avrupa’yı sarıyor. Belçika, Lüksemburg, Hollanda ve Fransa, Coca Cola, Coca Cola Light, Fanta ve Sprite satışını yasaklarken dün de İspanya, Belçika’dan ithal edildiği belirlenen 61 bin şişe Coca Cola’nın satışını durdurdu. İspanya Sağlık Bakanlığı, tüketicilere, sadece İspanya’da üretilen içecekleri içmeleri tavsiyesinde bulundu.

Merkezi Atlanta’da bulunan Coca Cola’dan gelişmelerle ilgili yapılan açıklamada sorunun sadece bir ‘‘kalite problemi” olduğu, sağlık yönünden bir risk taşımadığı iddia edildi.

Coca Cola şirketinin geçen hafta Belçika’daki ürünlerinde meydana gelen iki ayrı ‘‘kalit~e” sorunun nedeninin saptadığı savunulan açıklamada, daha sonra şu ifadelere yer verildi:

‘‘Söz konusu kalite sorunları nedeniyle Belçika Sağlık Bakanlığı önlemler almıştı. Araştırma sonuçlarına göre sağlık ve güvenlikle ilgili herhangi bir problem olmadığı anlaşıldı. Her iki konu da sadece Belçika ile sınırlı olup, dünyanın diğer ülkelerinde üretilen ürünlerle hiçbir ilgisi yoktur.”

TADI BOZULDU

Açıklamada, bağımsız laboratuvarlarda yapılan testlerin Coca Cola’nın şişelenmesi sırasında kullanılan karbondioksit gazının bozuk olduğunu, bu nedenle de şişelerin içindeki ürünlerin tadını bozduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Bozuk karbondioksitlerin değiştirildiği, bu karbondioksitler kullanılarak dolum yapılan bütün şişelerin piyasadan çekildiği ifade edilen açıklamada, ‘‘Sorun, sadece içeceklerin tadının değişmesidir ve bozuk karbondioksit sadece Antwerp tesisinde belirli bir süre içinde dolumu yapılan şişelerdeki ürünleri etkilemiştir” denildi.

Coca Cola ürünlerindeki kaliteyi etkileyen ikinci sorunun bazı kutu ürünlerini etkileyen dış koku olduğu kaydedilen açıklamada şöyle denildi:

‘‘Belçika dağıtım sisteminde tahta paletlerin izolasyonunda kullanılan bir madde temas ettiği kutuların dış yüzeyine bulaşmış ve kutuların üzerine bir koku sinmesine yol açmıştır. Bağımsız laboratuvarlar kutuların içindeki ürünlerin güvenli olduğunu belirlemişlerdir.

 Coca Cola şirketi, Belçika’daki şişeleyici ile işbirliği içinde bu kokunun giderilmesi için gerekli çalışmaları yapmaktadır.”

Coca Cola tarafından yapılan bu açıklamaya karşılık, önceki gün Coca Cola şirketinin sözcüsü Rob Baskin, Atlanta kentinde düzenlediği bir basın toplantısında, bir üretim hatası nedeniyle fazla karbondioksidin yanı sıra bir mantarlaşma olduğunu kabul etmişti.

http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=-86452

http://www.haberedikkat.com/Haberler/89182/coca-cola-yasagi-avrupada-yayiliyor

http://www.haberedikkat.com/Haberler/89182/coca-cola-yasagi-avrupada-yayiliyor

15 Ağustos 2013 Perşembe

secde aninda kafatasi



Mısır’ın başkenti Kahire’de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi’nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.

Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid, bu çağda insanların her yönden elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın aldığını belirterek, vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması gerektiğini bildirdi.

Araştırma sonucu vücutta biriken elektromanyetik yükün ’a secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getiren Mısırlı bilim adamı, bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha da azaldığını gösterdiğini söyledi.

**Yedi azanın yerle teması enerjiyi boşaltıyor**
-------------------------------------

İnsanın secde halindeyken elektromanyetik dalgalara daha az maruz kaldığını ve alnın yere değmesiyle vücuttaki elektromanyetik yükün dışarıya boşaltıldığını tespit ettiğini kaydeden Profesör Ziyaeddin, secde halinde olan bir insanın yedi organının yerle temas etmesinin boşaltımı hızlandırdığını ve bunun yorgunluk ve bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade etti.



Araştırmaların elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek gerektiğini gösterdiğini bildiren Profesör Ziyaeddin, Kâbe’nin yeryüzünün merkezi olduğunu ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun pozisyon olduğunu söyledi.

Beş vakit farz namazın vücuttaki elektrik yükünün dışarı atılması için yeterli olduğunu belirten Mısırlı bilim adamı, uyku esnasında vücutta oluşan unsurların sabah namazıyla dışarı atıldığını ve insanın güne sağlıklı ve canlı bir şekilde başladığını kaydetti.

Öğle, ikindi ve akşam namazlarının günün yorgunluğunu ve stresini azalttığını ve insana psikolojik bir rahatlama sağladığını söyleyen Profesör Ziyaeddin, yatsı namazıyla gün boyu vücutta oluşan yükün geri kalanının dışarı atıldığını ve insanın rahat bir şekilde uykuya dalmasının sağlandığını belirtti.





14 Ağustos 2013 Çarşamba

ABDESTTEKİ MUCİZE





Günde en az beş defa abdest alınmasının ve gün aşırı yıkanılmasının tavsiye edilmesi, bugünün modern tıbbında başlı başına bir mucize olarak kabul ediliyor.

Suyun; yıkanma sırasında sağlığa kazandırdığı bir fayda da, sinir sistemi ile ilgilidir. Çünkü farklı ısıdaki suların sağlamış olduğu psikoterapi, bugün herkesçe bilinmektedir. Bugün tıpta, kesin olarak ispat edilmemiş olmasına rağmen, vücudun bir biomanyetik alanı olduğuna inanılmaktadır. 

Yıkanma sırasında vücud yüzeyinde biriken elektronik dengesizlikler ortadan kalkmakta ve nebati sinir sistemi rahatlamaktadır. Bu tedavide abdest almak şeklindeki devamlı uygulamala­rın, yıkanmaktan çok daha faydalı olduğu bilin­mektedir.

Abdest almanın en hayret verici faydalarından biri de, korunma sistemi üzerinde görülür. Bilindiği gibi be­yaz kan dolaşımı (Lenfatik Dolaşım) adı ile bilinen bir kan dolaşımı, çok ince damarlar aracılığı ile vücudun her noktasına yayılmakta ve kanser de dahil olmak üzere bütün hastalıklar için korunma sistemini meydana getirmektedir. İşte abdest al­makla bu sistem de uyarılmakta ve çalışması ko­laylaştırılmaktadır.

Abdest almanın şekli, özellikle lenf dolaşımı için sanki özel bir tariftir. Boynun ıslak elle silinmesinden tutunuz, ağız ve burnun defalarca yıkanmasına ve dolaşımın en uzak noktaları olan el ve ayak bölgelerinin uyarılmasına kadar yapılan her hareket, lenf dolaşımına paha biçilmez bir fayda sağlar.

Evet, saymış olduğumuz bu hikmetleri ihtiva eden sağ­lık reçetesi, bir ibadet ciddiyeti içinde ortaya konmuş ve on dört asır öncesinde elini bile yıkamaktan aciz olan insanoğ­luna hediye edilmiştir. Onun için Efendimiz (asv) "Ben iyi ah­lâkı tamamlamak üzere gönderildim." buyurmuşlardır.

Evet, sadece abdest almak mucizesi bile, Efendimizin (s.a.v.) peygamberliği için yeterli bir mucizedir ve vücuda olan faydalarının yanında, elbette manaya yansıyan nice sırları vardır.

Bütün bu hakikatleri gördükten sonra iman et­meyenlerin, defalarca abdest alarak beyinlerinde­ki anlayış durgunluklarını gidermeleri gerekmiyor mu? Evet, abdest almak, tahmin edildiğinden çok daha fazla hikmetlerle doludur ve yıkanmanın da ötesinde bir sağlık esrarı taşımaktadır.

Abdest almanın taşıdığı bu esrar nedir? Bırakalım tıp konuşsun.

Su, özellikle büyük yüzeylerde deriye temas edince, dolaşım sistemini büyük ölçüde uyarmakta ve vücudun yü­zeyindeki damarlarda (sıcaklık farkına göre) daralma ve genişlemeler meydana gelmektedir. Bu uyarıların sık sık tekrar edilmesi, dolaşımın aksadığı noktalarda biriken tok­sinlerin dağılmasını sağlar.

Kan hacmindeki bu hızlı değişmeler, aynı zamanda da­marlar için mükemmel bir jimnastik niteliğindedir ve kan ba­sıncı bozukluklarının bir ölçüde giderilmesi için, damarların bu egzersize (özellikle genç yaşlarda) katılmasının önemi bü­yüktür.

Yukarıdaki satırlar, abdestin ihtiva ettiği esrar hazine­sinden sadece bir damladır...

Peki, sadece bu kadar mı? Elbette değil. Devam ediyo­ruz.

Abdest alırken meydana gelen kan basıncı de­ğişmelerinin, beyindeki kan dolaşımına hareket kazandırdığı bilinmektedir. Özellikle burunun yı­kanması ise, orta beyni tenbih etmektedir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) abdest almanın bu yönünü, sahabeleri ile yaptığı bir sohbette şu şekilde açıklamıştır: 

(İmanla Gelen İlim, Onk. Dr. Haluk Nurbaki, Damla Yayınevi, 1999)

http://gobeklitepehaber.com/haber_detay.asp?haberID=4681



sigaranın hiç bilinmeyen 10 faydası


Sigaranın zararı olduğu kadar faydası da varmış yılda milyonlarca insan sigara uğruna canını versede.İşte bu sigaranın bize sağladığı on fayda...


1-) Sigara içeni köpek ısıramaz; çünkü kişi yürüme zorluğu çektiğinden, yanında baston taşır ve gerektiği zaman kullanabilir.

2-) Evine hırsız girmez; çünkü sabahlara kadar boğulurcasına öksürür; ses yapar.

3-) Üzerine sinek konmaz; çünkü buram buram nikotin koktuğundan yanına sinek bile yaklaşamaz.

4-) Fazla yorulmaz; çünkü yorulunca nefes nefese kalacağını bilir.

5-) Yürümek için zorlanmaz; çünkü sevdikleri onu tekerlekli iskemlede gezdirir.

6-) İhtiyarlamaz; çünkü genç yaşlarda sevdiklerine kavuşur, yani vefat eder.

7-) Yüzüne renk gelir; çünkü dişleri ve bıyıkları nikotinin etkisiyle sapsarı olur.

8-) Vücudu bir kuş gibi hafifler; çünkü ileri dönemdeki dolaşım bozukluğundan ötürü önce parmakları, sonra da el ve ayakları titrer.

9-) Ülke kalkınır; çünkü tütün sanayi kuruluşları bol miktarda para kazanır.

10-) Köyden kente olan göç azalır, çünkü tütün tarlalarında çalışması gereken insan sayısı artar.

 Bu da kente olan göçleri engeller10 fayda...


Gerçekten güzel değil mi?


Bize yıllarca hep zararlarını anlattılar, faydasını anlatan hiç olmadı. Neyse ki öğrendik bu güzel faydalarını.


Şaka bir yana sigara faydalı mı? Yoksa zararlı mı? diye düşünmenin zamanı geldi geçiyor.


Sigara içenler de ölüm oranı içmeyenlere göre 20 kat daha fazladır.Her sigara ömrümüzden 5 dakika götürüyor.


Dünya da her yıl 2, 5 milyon, her gün 7 bin, her saat 300 ve her dakika 5 kişi sigara yüzünden hayatını feci bir şekilde kaybediyor.


Ekonomik zararları da ayrı bir konu.Ve anlatmakla bitmeyen binlerce zarar.


Artık yeter demek bizim elimizde ne mutlu diyebilene...Sigarasız bir toplum dileğiyle...sevgiler


http://blog.milliyet.com.tr/sigaranin-hic-bilinmeyen-10-faydasi---/Blog/?BlogNo=105410



Bir gazeteci yaşlı çifte şöyle sordu: -65 yıl nasıl bir yastığa baş koydunuz?



Bir gazeteci yaşlı çifte şöyle sordu:
-65 yıl nasıl bir yastığa baş koydunuz?
Yaşlı kadın şöyle cevap verdi;
-“Bizler yırtık elbiselerin yamandığı, söküklerin dikildiği, kırıkların tamir edildiği bir zamanda
doğduk, kullanılıp atıldığı ve yerine yenisinin alındığı bir zamanda değil...”

13 Ağustos 2013 Salı

Neden ayakta iken su içilmemelidir ?



Neden ayakta iken su içilmemelidir ?

Ayakta duran bir insan eğer sıvı gıda içerse doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçer.


Eğer insan sıvıyı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer.


Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera dahil, bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur.


Bir hadisde ayakta su içmenin zararına şu şekilde işaret etmiştir:


Eğer ayakta su içen kimse midesine verdiği zararı bilseydi içtiği suyu şüphesiz ki geri kusardı" (Abdürrezzak 10/427 hadis 19588).


"Sizden biriniz ayakta su içmesin. Her kim unutur da içerse kusmaya çalışsın" buyurmuştur (Müslim eşribe Hadis 116).


Resûli Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem "Ayakta su içmeyi yasaklamıştır" ifadesi, Müslimin bir başka rivayetinde "Ayakta su içmekten men etmiştir" şeklinde geçmektedir. (Müslim, Eşribe 112, 114)


Ebû Hüreyre radıyallahu anhdan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: "Hiçbiriniz ayakta su içmesin. Unutarak içen de kussun!" (Müslim, Eşribe 116)


Suyu içerken imkânlar ölçüsünde kıbleye yönelip, oturarak besmele çekip su bardağı sağ ele alınarak içmelidir. Üç yudumda içmelidir. Her hususta olduğu gibi su içerken de itidal üzere hareket etmeli aşırı derecede su içmemeli, çok soğuk ve çok sıcak olanlardan da sakınmalıdır




http://faidelibilgiiler.blogspot.com/2013/08/neden-ayakta-iken-su-icilmemelidir.html

http://faidelibilgiiler.blogspot.com/2013/08/ayakta-su-ictiginizde-vucudunuza.html



İKİ ŞEY



İKİ ŞEY

İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ın özelliğidir:
1- Şikayetçilik
2- Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer:
1- Bakış açısını değiştirmek
2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

İki şey yanlış yapmanı engeller:
1- Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgeçinden geçirmek
2- Hak yememek

İki şey kişiyi gözden düşürür :
1- Demagoji (Laf kalabalığı)
2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek)

İki şey insanı ‘Nitelikli İnsan’ yapar:
1- İradeye hakim Olmak
2- Uyumlu Olmak

İki şey ‘Ekstra Değer’ katar:
1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak
2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek

İki şey geri bırakır:
1- Kararsızlık
2- Cesaretsizlik

İki şey kâşif yapar:
1- Nitelikli çevre
2- Biraz delilik

İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar:
1- Baskın yeteneği bulmak
2- Sevdiğin işi yapmak

İki şey başarının sırrıdır:
1- Ustalardan ustalığı öğrenmek
2- Kendini güncellemek

İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır:
1- Niyetin saf olması
2- Ruhsal farkındalık

İki şey milyonlarca insandan ayırır:
1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak
2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek

İki şey gelişmeyi engeller:
1- Aşırılık (mübalağa, abartı, ifrat)
2- Felakete odaklanmış olmak
İki şey çözüm getirir:

1- Tebessüm (gülümseme)
2- Sükut (susmak)

İki şeyin değeri kaybedilince anlaşılır:
1- Anne
2- Baba

İki şey geri alınmaz:
1- Geçen zaman
2- Söylenen söz

İki şey ulaşmaya değerdir:
1- Sevgi
2- Bilgi

İki şey “hayatta önemli olan her şey” içindir:
1- Nefes alabilmek
2- Nefes verebilmek
            ALINTI

HALA YEMEYİ DÜŞÜNEN VAR MI (!!!)



HALA YEMEYİ DÜŞÜNEN VAR MI (!!!)
Küresel ve yerel fast-food zincirlerinin içeceklerinde kullanılan buzlar tuvaletteki sulardan daha çok bakteri barındırıyor.
Çin basınında, ABD menşeili iki hamburger ve tavukburger devi ile ülkedeki en büyük yerel zincirlerden Cıngongfu'nun içeceklere kattığı buzlardaki bakteri oranının, ülkedeki hijyen standartlarını ihlal ettiği ve bazılarının tuvaletlerden daha çok bakteri barındırdığı bildirildi.
Çin basınında yer alan haberlere göre, test edilen küresel bir hamburger fast-food zincirinin şubelerindeki buzlarda mililitre başına 120 bakteri düştüğü kaydedildi.
TUVALET SUYUNDA DAHA AZ BAKTERİ VAR
Yerel Cıngongfu fast-food zincirinde mililitre başına düşen bakteri adedi 900 olarak ölçülürken, standart bir tuvalet suyundaki bakteri ortalamasını beş kat aştığı vurgulandı.
Çin'de en çok şube açan ve ülkedeki tüketiciler tarafından en fazla rağbet gören küresel bir tavukburger zincirinin buzlarında ise mililitre başına 2 bin adet bakteriye rastlandığı belirtildi.
Çin'deki soğuk içecek hijyen standartları yönetmeliği uyarınca mililitre başına düşen bakteri adedinin 100 barajını aşmaması gerekiyor.
YETKİLİLER ÖZÜR DİLEDİ
Söz konusu fast-food zincirlerinin yetkilileri, gazeteciler aracılığıyla tüketicilerden özür dilerken, gerekli önlemlerin alınacağı sözünü verdi.
Uzmanlar, H7N9 adlı yeni tür kuş gribi nedeniyle Çin'deki satışlarında düşüş yaşayan ABD menşeili iki fast-food zincirinin ülke pazarındaki karlarında kısa vadede yüzde 15 ile yüzde 30 oranında bir azalma daha beklenebileceğine işaret ediyor.
FARE VE VİZON ETİ SKANDALI
Gıda güvenliği, Çin'de son zamanlarda en çok tartışılan sorunların başında geliyor ve medyada sürekli gıda skandalı haberleri yer alıyor.
Ülkede son olarak sığır ve koyun etlerine işlenmiş tilki, fare ve vizon eti katarak sahte et üreten 904 kişi tutuklanmıştı.
Çin'in en büyük süt ve süt ürünleri markalarının bazılarında kanserojen madde bulunmuş, yerli üretim sütlere güveni kalmayan halk, ithal damgası bulunan ürünlere rağbet etmeye başlamıştı.
Çocuklarına Çin'in ana kesiminde üretilen süt tozlarını içirmek istemeyen birçok aile, Hong Kong'dan kaçak yollarla süt tozu getirtiyor ve hükümet bunun önlemek için süt tozu getirenlerde iki paketten fazlasının ülkeye girişine izin vermiyor.
ŞİŞE SULARINDA DA SAKINCALI MADDELERE RASTLANDI
Ülkede büyük markaların şişe sularında da sakıncalı maddeler bulunduğu açıklanmış ve birçok marka güven kaybetmiş, halk su tüketiminde ithal ya da küresel markaları tercih etmeye başlamıştı.
Pekin yönetimi sıkça gıda güvenliğini, çözümüne öncelik verilecek meselelerden biri olarak nitelendiriyor ve medyayı, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına "şeffaf ve sağduyulu" olmaya çağırıyor.
ANADOLUHABERİM.COM

Ayakta su içtiğinizde vücudunuza tayzikli su sıkmış gibi olursunuz



Ayakta su içtiğinizde vücudunuza tayzikli su sıkmış gibi olursunuz. Tüm bağırsaklarınız tahrip olur ve iyileşmesi mümkün olmayan kansere yol açabilir.

Eğer insan sıvıyı oturarak içerse bunlar önce midede birikir, asitle karışarak mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçer. Bu durumda oturarak su içme usulüne uymakla insan kolera dahil, bir çok insan hastalıklarından korunmuş olur.



http://faidelibilgiiler.blogspot.com/2013/08/neden-ayakta-iken-su-icilmemelidir.html

http://faidelibilgiiler.blogspot.com/2013/08/ayakta-su-ictiginizde-vucudunuza.html





''Bundan sonra; su iç, soda iç, ayran-limonata iç….

Ya da,ne yapalım…Cola da iç…
Milyonlarca insan yanılmış olamaz…
Milyonlarca böceğin yanılmadığı gibi....!!!''

Coca-Cola özütü diye gizli tutulan formül aslında bir böcek çeşidinin (Cochineal) ezilmesi ile elde edilen sıvıdır.

Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksika’da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.

Kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürür.

Kaktüsteki böcek larvaları!!!!!

Cochineal böceği için özel tarlalar kurulur.Veeee

Bu böcekler ve larvaları, Meksikalı köylüler tarafından toplanır…..

Ezilmiş bir Cochineal böceği ve suyu çıkarılmış bir sürü böcek. Bu böceğinin dişilerinden veya yumurtalarından çıkartılan bir boya pigmentine Karmin denir.

Pazarlama aşamasındaki cochineal.

Cochineal kurutulmuş hali… Kuru üzüm gibi demi, ama bu böcek kurusu!!!

Köylüler tarafından kurutulmuş ve dövülmüş Cochineal

Köylüler;kendi ihtiyaçları için Aztekler’den kalma klasik yöntemlerle, böceğin özütünden dünyanın en güzel renklerinden biri olan, “carmine” i üretirler.

Aztekler ve Latinler, böcekten elde edilen bu boyayı, ip boyamada kullandılar.

Carmine Pigmenti…..

Ve ezilerek suyunun çıkarılmış hali.

İşte bütün kolaların özütü bu. Markası önemli mi?

Önce Hindistan Yüksek Mahkemesi, Cola’nın sağlığa zararlı olduğu gerekçesiyle yasaklanması yönünde bir adım attı. Arkasından Letonya’da ilköğretim okullarında Coca-Cola ve Pepsi yasaklandı. İngiltere ve Ukrania’da bazı okullarda yasaklandı.

Ülkemizde de özel olarak İstanbul Gösteri Sanatları Merkezinde de yasaklandı.


malumunuz kola denilen içeceğin en temel hammaddesi meyan köküdür ve meyan kökü ile beslenen canlılar arasında fare de bulunmaktadır. büyük şirketler tonlarca üretim yaptıkları için kepçelerle toplamaktadırlar meyan köklerini. Tonlarca topladıkları için de fareleri ayıklamaya uğraşmamakta, daha doğrusu uğraşamamaktadırlar.

Bu yüzden de meyan köklerini içindekilerle beraber preslemekte. Sadece kalan deri, ayak, bacak parçalarını elekten geçirerek ayıklamaktadırlar.

Meyan köklerinin suyunun yanında farenin kanı, mide özsuyu vs. gibi sıvılar da karışmakta renk siyah olduğu için estetik açıdan bir sorun olmamaktadır.

Tabi kola üretimi yapan şirketin kimyasal yöntemlerle bunu sağlığa zararsız hale getirme ihtimali de var…

Bu olayı anlatan kişi çalıştığı 23 yıl boyunca bir bardak bile kola içmemiş. Sonrasını bilmiyorum.

Cochineal böceğinin suyu yani Karmin, Musevilerden ‘kosher sertifikasi’ alamadığı için ticari olarak önemli bir engelle karşı karşıya bulunmaktadır. Müslümanlarda da Hanefi fıkıh alimlerince haram olarak değerlendirilmektedir.

Hala içmek isteyenler varsa, bu bilgiyi kulak arkası yapabilirler. Ama, hiç değilse söz dinleyecek yaştaki çocuklarımıza kola yerine “halis” meyve sularımızdan, sütümüzden, ayranımızdan içirelim. Kolasız günlere…

Bundan sonra; su iç, soda iç, ayran-limonata iç….Ya da,ne yapalım…Cola da iç… Milyonlarca insan yanılmış olamaz…Milyonlarca böceğin yanılmadığı gibi

alıntı...