23 Ağustos 2013 Cuma

Elhamdülillah müslümanim deyip de namaz kilmayan var midir ki?


Elhamdülillah müslümanim deyip de namaz kilmayan var midir ki?

Bizim namaz kilmamizin Allah`a hic bir faydasi yok.Ne sanini yüceltir,ne mülkünü artirir.

Israrla kulundan namaz kilmasini istiyorsa bu sadece kulun yararina oldugu icindir.

Bu dünyada kalici degiliz.

Bizden öncekilerin gittigi gibi bir gün siramiz gelecek ve adimiz diriler listesinden silinecek.

Hic yasamamis gibi olacagiz.

O halde bu dünyada, Allah`in bizim icin bizden istediklerini yapmamaya degecek hic bir sey yok.





21 Ağustos 2013 Çarşamba

ALTIN KURALLAR




ALTIN KURALLAR 

1-Ucuz araba kullan ama, alabileceğin en güzel evi al.

2-Her zaman ve her ortamda anlatabileceğin üç fıkra öğren.

3-Sevinçlerini sakın erteleme.

4-Eşini çok iyi seç. Çünkü bu seçim mutluluğunun veya bedbahtlığını %90’ını oluşturur.

5-Hergün 30 dakika yürüyüş yap.

6-Her yemekten sonra şükret.

7-Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.

8-Maaş çekini imzalayan kişileri asla eleştirme.

9-Kaybedecek şeyi olmayan insanlardan kork.

10-Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.

11-Çocukların, gelenek sözcüğünü duyduklarında seni hatırlayacak şekilde yaşa.

12-Dinine ait kitabı tam anlamıyla okumak için kendine bir yıl süre tanı.

13-Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.

14-Hergün 6 bardak su içmeyi unutma..

15-seni seven insanları koru..

16-Zor da olsa ailenle tatil yapmak için her şeyi dene. Bu tatildeki anılar, hayatındaki en değerli anılardan biri olacak.

17-Kendine yapılmasını istemediğin hiçbirşeyi başkalarına yapma.

18-Başarıya, iç huzura kavuştuğun, sağlıklı olduğun ve sevildiğin zamanı değerlendir.

19-İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:
a) Doğru insanı bulmak
b) Doğru insan olmak.

20-Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.

21-Evliliğini güzelleştirmek için hergün bir şeyler yap.

22-iyilik dolu bir sözü ve iyiliğin etkisini asla küçümseme.

SON SÖZ..
Hayatınızdaki kötü olayları düşünerek vakit kaybetmeyin; Yoksa güzellikleri görmekte gecikebilirsiniz . .

BİZ IRKÇILIĞA KARŞI SECDEDEYİZ


"Bugün ne pişireyim" yerine, "Bugünü nasıl yaşayayım?" diye düşünmek...


"Bugün ne pişireyim" yerine, "Bugünü nasıl yaşayayım?" diye düşünmek...
Bir araştırmaya göre, hayattan sıkılma konusunda ev hanımları şampiyon!..
Çünkü yaşantıları erkeklerinkinden daha monoton, daha rutin, daha renksiz ve heyecansız: Bir anlamda ütü ile mutfak arasına sıkışmışlar...
Hayatlarında hemen hemen hiç bir yenilik, hiç bir heyecan, hiç bir renk ve âhenk kalmadı.

Kalk...
Kahvaltı hazırla...
Eşinin gömleğini, kravatını, çoraplarını ayarla...
Çocukları kavga-dövüş okula gönder...
"Vitrin" denilen heyulanın içindeki-ne işe yaradıkları belirsiz-fazlalıkların tozunu al...
Avizeleri parlat...
"Bugün ne pişireceğim" diye kafa patlat...
Yemek yap...
Sofra kur...
Sofra kaldır...
Bulaşıkları, çamaşırları yıka...
Çamaşırları as...
Gömlekleri ütüle...
Daha pek çok, bir birine benzer işler...
Nihayet akşam...
Beyefendinin geç saatlerde evi teşrifleri...
Onca çabasının birkaç güzel cümle ile takdir edilmesini bekleyen hanımına sert bir bakış...
Bir "Ne pişirdin?" sorusu...
Yemek beğenmeme kaprisi...
Kadının hangi zamandan kendine pay arayacağını düşünmeden, "Biraz kendine zaman ayır da kadına benze!.." çıkışı...
Kısacası, daha önceki gecelerden biri daha...
Sonra aynı sabahlardan biri...
Yine aynı işler...
Yine bana "feminist" diyecekler, oysa ben erkekleri "kul hakkı"ndan, kadınları "çatışma"dan, aileyi monotonluktan korumaya çalışıyorum.
Hep aynı geceler, aynı sabahlar, aynı gündüzler...
Hep aynı işler, aynı şeyler...
"Sıkılmak" ne kelime, bu durumdaki her insan patlar! Zaten ev hanımları da sık sık "sinir patlaması" yaşıyorlar!
Keşke sihirli bir değnek olsaydı. Olsaydı önce kendi hayatıma değdirir, kendimi değiştirirdim.
Olduğumdan daha mü'min, daha derin, daha renkli, daha kararlı...
Mesela Hz. Ebubekir kadar fedakâr, Hz. Ömer kadar âdil, Hz. Hamza kadar sert, ama mert; Hz. Osman kadar mülayim; Hz. Âli kadar cesur; Mevlâna kadar âşık; Yunus kadar karmaşık; Gazali kadar âlim; Bediüzzaman kadar minnetsiz; Evliya Çelebi kadar gezgin, Sadi kadar hayalperest, Nasreddin Hoca kadar komik olmak isterdim...
Olamayınca, çarnaçar yazıyorsunuz işte. Yani yaşayan yaşar, yaşayamayan yazar. Aslında yaşadıklarımızdan ziyade yaşayamadığımız için özlediklerimizi yazıyoruz. Çocukların böyle dertleri yok. Dolu dolu yaşıyorlar çünkü. Her anları farklı... Her gün bir sürpriz var hayatlarında. Her adım bir sırrı çözüyor.
Buna yeni şeyler öğrenmenin mutluluğunu da eklerseniz, neden herkesin kendi çocukluğunu özlediğini anlarsınız.
Hayat büyükler için rutin, büyükler açısından ne kadar çekilmezse, çocuklar açısından o kadar oyun, o kadar eğlencedir...
Belki de bu sebeple hepimiz zaman zaman çocukluğumuzu hasretle anarız. "Eskiden" diye başlayan cümlelerimizde hep bu hasret kokusu var.
Yavuz Bahadıroğlu - Yeni Akit (18.05.2012)

• FELCİN tanımlanmasında ÜÇ TEST: "S.T.R."





Barbekü esnasında Ayşe tökezledi ve düştü,onu temizlediler. Biraz sarsılmış görünse de Ayşe akşamın geri kalanını eğlenerek geçirdi.
Ayşe'in kocası daha sonra telefonla arayarak eşinin hastaneye kaldırıldığını söyledi (akşam 06:00'da Ayşe öldü.) Barbekü'de felç geçirmişti. Eğer felç'in işaretlerini tanımlayabilselerdi, belki de Ayşe şu anda aramızda olacaktı; bazıları ölmüyor, ama çaresiz ve ümitsiz bir durumda kalıyorlar!


Bir nörolog felç vakalarını inmenin geldiği zamandan üç saat içinde müdahale edebilse felcin etkilerini tamamen geri çevirebileceğini söylüyor.
PÜF NOKTASININ felcin tanımlanması, teşhis edilmesi ve üç saat içinde hastanın medikal bakımının başlaması olduğunu söylüyor.

• FELCİN tanımlanmasında ÜÇ TEST: "S.T.R."
Bazen felcin semptomlarının tespit edilmesi zordur. Bilinçsiz olmak malesef felakettir. Felç hastası, eğer yakınındaki kişiler tarafından felcin semptomları teşhis edilemezse, ciddi beyin hasarına maruz kalır.
Doktorlar yakında bulunan herhangi birinin ÜÇ BASİT SORU sorarak felci teşhis edebileceğini söylüyor:
S *Gülümsemesini söyleyin (Smile)
T *Basit bir cümle kurmasını söyleyin (Talk)
(örn. Bu gün dışarısı güneşli.)
R *Her iki kolunu kaldırmasını söyleyin. (Raise)

Hasta bu görevlerin herhangi birini yapmakta zorlanıyorsa, derhal acil servis numarasını arayın ve semptomları almaya gelenlere söyleyin.
•Felcin yeni işareti: Dilinizi çıkarın!
DİKKAT: Felcin bir başka işareti şudur: Hastaya dilini çıkarmasını söyleyin. Eğer dil kıvrılmışsa veya bir tarafa doğru yatmışsa bu da felç işaretlerindendir.
Bir kardiyolog bu mektubu her alanın 10 kişiye iletmesi halinde iletenin en azından bir hayat kurtaracağını söylüyor.
Ben kendime düşeni yaptım, Siz de yapar mısınız???


http://orhandogan.blogcu.com/felcin-tanimlanmasinda-uc-test-s-t-r/13494924

Bu Denizlerde Büyük Dalgalar, Güçlü Akıntılar Ve Gel Gitler Olmasına Rağmen Deniz Suları Birbirlerine Karışmazlar Ya Da Bu Sınırı Aşmazlar. Bilimin Çok Yakın Geçmişte Keşfettiği Bu Gerçek 14 Asır Önce Kuran'da Şu Ayetlerde Geçmektedir:






VİDEO 1




VİDEO 2

Akdeniz’in Suyu, Cebelitarık Boğazı’nda Atlas Okyanusu İle Karşılaşır. Ama Bu Karşılaşma Sonucu Kendi Sıcaklık, Tuzluluk Ve Yoğunluk Özellikleri Değişmez. Çünkü İki Deniz Arasında Da Bir Sınır Vardır.
Bu Denizlerde Büyük Dalgalar, Güçlü Akıntılar Ve Gel Gitler Olmasına Rağmen Deniz Suları Birbirlerine Karışmazlar Ya Da Bu Sınırı Aşmazlar. Bilimin Çok Yakın Geçmişte Keşfettiği Bu Gerçek 14 Asır Önce Kuran'da Şu Ayetlerde Geçmektedir:
---
Bismillahirrahmanirrahim:
''O, Birinin Suyu Lezzetli Ve Tatlı, Diğerininki Tuzlu Ve Acı Olan İki Denizi Salıverip Aralarına Da Görünmez Bir Perde Ve Karışmalarını Önleyici Bir Engel Koyandır.'' [Furkan Süresi 53]

''Birbirleriyle Kavuşmak Üzere İki Denizi Salıverdi. İkisi Arasında Bir Engel Vardır; Birbirlerinin Sınırını Geçmezler.'' [Rahman Süresi 19 ve 20]

''... İki Denizin Arasına Bir Engel Koyan Allah İle Birlikte Başka Bir İlah Var Mı?'' [Neml Süresi 61]

'' İki Deniz Bir Değildir. Birinin Suyu Tatlı Ve Kolay İçimlidir; Diğeri Tuzlu Ve Acıdır...'' [Fadır Süresi 12]

Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz.





HEM ÇOK KOLAY HEM DE HAVALI BİR SU TARİFİ: İÇMEDEN VE İKRAM ETMEDEN DURAMAYACAKSINIZ!

Vücuttan toksinleri atmanın en şahane yolu nedir? Tabi ki su içmek. Ama sade olarak içmek zorunda değilsiniz. Hem de toksin atarken, bazı ek faydalar da göreceksiniz: Şimdi içme suyu dolu bir cam sürahiyi alın ve: …
1.LİMONLU Birkaç dilim limon atın. Limon vücudun temizlenmesi ve alkali olmasına katkıda bulunacaktır.
2.NANELİ Birkaç dal nane ekleyin. Hem suyun tadı güzel hale gelecek, hem kokusu! Midenize ve sindiriminize de destek verecektir.
3.SALATALIKLI Dört-beş dilim salatalık ekleyin. Salatalık vücudunuzun nemlenmesi için harikadır ve inflamasyona karşı etkilidir.
4.ZENCEFİLLİ Bir bilemediniz iki ince dilim ekleyin. Midenize iyi gelecek ve sindiriminize de. Özellikle gastritiniz varsa. Bu suları bir gece buzdolabında bekleterek kullanırsanız, daha da etkili olacaktır. En azından birkaç saat
Ayrıca pH derecesi 8 üzeri su kullanmanızı tavsiye ediyoruz, mümkün olursa
Başkaları da Okusun Faydalansın Diye Paylaşır Mısınız?


18 Ağustos 2013 Pazar

Baş ağrısı için ilginç çözüm;



Baş ağrısı için ilginç çözüm;

Burnumuzun neden 2 deliği var ?

Nefes alırken her iki deliği birden kullanırız. 
Sağ taraf sıcağı (güneşi), sol taraf soğuğu (ayı) temsil eder.


BAŞINIZ AĞRIYORSA sağ burun deliğinizi kapatın 
5 dakika süreyle sol burun deliğinizden nefes alın..


KENDİNİZİ YORGUN HİSSEDİYORSANIZ 

sol burun deliğinizi kapatın, 
sağ burun deliğinizden nefes alın. 
Zihninizi de açar.


İnanmıyor olabilirsiniz. 
Çok eski bir doğu kültürüdür. 
Deneyin, farkı görün.

alıntı...